Esrar serbest olduğunda kullanım oranı düşer mi?

esrar

Esrar yasağının kalktığı yerlerde kullanım oranlarının düştüğüne dair haberler zaman zaman yayınlanıyor. İnsanlara tuhaf gelen bu haberler çok okunuyor, içerik hazırlayanlar durumdan memnun ancak bu haberler asla gerçeği yansıtmıyor. Yüzlerce, belki de binlerce araştırma arasından işine geleni seçip kullanmaya literatürde ‘selective evidence’, yani işine gelen delili kullanma deniliyor. Bu gördüğümüz haberler de onlardan bazıları.

Özellikle ülkemizde bu haberlerin çevirisi ile ilgili sorunlar da var. Legalization, decriminalization, depenalization, medical cannabis (veya marijuana) hepsi farklı hukuki terimlerdir ve farklı uyuşturucu politikalarına işaret eder. Bunların arasındaki farkı bilmeyen ise uyuşturucu veya esrarın yasallaştırılması veya serbestleştirmesi olarak konuyu anlayabilir. 

Her biri ile ilgili ayrı ayrı yazı yazmadan önce temel bilinmesi gerekenleri özetleyeyim, sonra detaylarını başka yazılarla izah ederim.

Yasallaştırma veya serbestleştirme legalization olarak bilinir. Dünyada sadece ve sadece esrar ile ilgili böyle bir düzenleme var. Şu an için sadece bazı Amerika eyaletleri, Kanada, Uruguay ve halen yasal alt yapı çalışmaları devam eden birkaç Güney Amerika ülkesinde daha bu tür yasallaştırma çalışmasını yürütüyor. Avrupa’da hiçbir ülkede esrar kullanmak/bulundurmak serbest veya yasal hale getirilmiş değildir (evet Hollanda da değil, oradaki facto decrimizalization – ayrı yazı yazacağım) ancak Lüksemburg ilk adımı atacak görünüyor. 

Esrar nasıl serbest hale gelir?

Yasallaştırmadan anlamamız gereken esrarın keyif amaçlı satın almak, bulundurmak ve kullanmaktır. Düzenleme belirli miktarda (3-5 kök)  esrar bitkisinini ekimini de kapsayabilir. Nasıl alkol ve sigara kullanmak sağlığa zararlı olmasına rağmen kanuni düzenlemelerle satılıyorsa, esrar da benzer düzenlemelerle ticari amaçla satılabiliyor. Tekel bayisinden alkol veya sigara almak gibi satış noktalarından esrar satın alınabiliyor. Alkol üretilen fabrikalar olduğu gibi yasal olarak esrar üreten çiftlikler de var. 

Amerika’da 21 yaşında olmak (diğerlerinden 18), belirli miktardan fazla alamamak (tek seferde 3-5 gram gibi), kamuya açık alanda kullanmamak, esrar etkisi altındayken araç kullanmamak, sağlığa zararlı olduğuna dair uyarı etiket ve paketleriyle satmak (sigarada olduğu gibi), belirli saatlerde ve bölgelerde satmak gibi düzenlemeler yapılmaktadır. Esrar satan yerler devletten ruhsat alıyor, yine ruhsatlı üreticilerden esrar satın alıyor ve belirli standartlarda (THC oranı ve içindeki kimyasallar gibi) satışa sunuyorlar. Satışlar denetime ve vergiye tabi. 

Yukarıdaki hiçbir düzenleme (cezalarında kaldırılması veya yumuşatılması) madde kullanımını düşürmek için uygulanan bir politika değildir. Başka bir deyişle, bu politikalar asla madde kullanımı düşürmez, belki arttırır. Çünkü bırak esrarı, sigara ve alkol kullanım oranları bile pazar dinamiklerine bağlı olarak artar azalır. Mesela reklamını yaptırmamak, vergilerle fiyatını yükselktmek, belirli saatler veya yerlerle kullanımı sınırlamak bile kullanımını düşürmektedir. Kanuni olarak yasak olan birşey, serbest hale geldiğinde doğal olarak kullanan sayısı ve kullanım miktarı artar. 

esrar satış mağazası

Esrar neden serbest hale getirilir?

Esrarın yasakken serbest haline getirmenin veya diğer yöntemlerle verilen cezaları azaltmanın amacı kullanım oranını düşürmek değil, diğer sosyal ve sağlık problemlerini çözmektir. Ne kadar ağır ceza verilirse verilsin veya ne kadar sağlığa zararlı olursa olsun belirli maddeleri insanlar kullanmayı tercih ediyor. Bu oran belirli eşiği geçince artık o konunun suç olması devlete ve topluma maliyetini artıyor.  Mesela cezaevleri doluyor, mahkemeler işlevsiz hale gelebiliyor, sabıkadan dolayı binlerce genç işsiz kalıyor veya suç örgütleri büyüyor. Ancak yasal hale gelince devletler bu sosyal problemi kontrol edebilir hale getiriyor ve hatta vergilendirmeden dolayı hazineye gelir sağlıyorlar.

Ancak uygulamada hiçbir ülke veya Amerika özelinde eyalet doğrudan esrarı tamamen yasal hale getirmemiştir. Yasal hale gelen yerlerde zaten kullanım oranları çok yüksekti (asıl başarısızlık burada esasında), devletler bir müddet kullanımı düşürmek için mücadele ediyor, yetersiz olunca farklı yöntemlerle mücadeleye (decriminalization, depenalization veya medical marijuana kanunları) devam ediyorlar ve en sonunda bu seçeneği (legalization) kullanmaya başlıyorlar. 

Artar mı azalır mı?

Serbestleştirmenin etkisiyle ilgili yüzlerce, belki de binlerce bilimsel çalışma yapılmaktadır. Az sayıda eleştirilen çalışmalar dışında esrarın serbest hale gelen yerlerde kullanım oranının düştüğünü iddia eden makale yoktur. Tartışılan boyutu ne kadar arttığıdır, yani serbestleştirmeden sonra ciddiye alınacak bir artış olup olmadığıdır.  Yasak olan yerlerde bile kullanım sürekli artarken serbest olan yerlerde artış zaten beklenmektedir ancak diğerlerinden ne kadar hızlı ilerlediği tespit edilmektedir. 

Genel bulgular yasak olan yerlere kıyasla serbest olan yerlerde çok büyük bir artış gözlemlenmiyor.   Bu artışın olmadığı anlamına gelmiyor, artıyor ancak korkulacak boyutta bir artış değil deniyor. Mesela belki yüzde üç veya beşlik ekstra bir artış oluyor. Özellikle yetişkinler arasında azaldığını iddia eden çalışma yok denecek kadar azdır. Ancak bazı araştırmalar 8. sınıf öğrencileri arasında kullanım oranının yasak olan yerlere göre daha da düştüğünü raporluyor. Sebep olarak ise esrarın serbest olması, ailelerin daha fazla tedirgin olmalarına, çocuklarını daha iyi takip etmelerine ve daha fazla koruyucu tedbir almalarına neden oluyor. Fakat çocuk biraz büyüyünce, 10 veya 12 sınıfa gelince, aile etkisi azalıyor, kendi başlarına karar vermeye başlıyorlar ve yasak olan yerlere göre bu öğrenci grubunda daha fazla oranda esrar kullanılıyor.

Sonuç

Sonuç olarak esrarın yasak olduğu yerde kullanım düşmüyor, tam tersine artıyor ancak korkulacak boyutta deği. Yine serbest olan yerlerde esrardan dolayı tedaviye başvuru oranları da daha yüksek. Ancak yapılan düzenleme ile devletin harcamaları düşüyor, hatta ek gelir elde ediyor. Kullananlar maddenin kötü sonuçlarıyla yüzleşmeye başladıklarında daha kolay tedaviye başvuruyorlar, suçlu veya bağımlı gibi etiketmelerle marjinalleştirilmiyor. Cezaevine girmiyorlar, özgürlüklerini kaybetmiyorlar, sabıka kayıtları olmadığı için iş bulurken ek bir engelle karşılaşmamış oluyorlar. 

Bu konuda yeni yazılarla yukarıdaki diğer terimleri açıklamaya devam edeceğim. 

En başa dön