Gençlerin fark edemediği tehlike: MADDE BAĞIMLILIĞI

Madde bağımlılığı, Türkiye’deki ailelerin ve genç neslin farkındalıkları dışında olarak hızla ilerliyor. “Bir defalık” kullanımla başlayan bu macera, gitgide ihtiyaca dönüşürken, gencecik bedenlerin ölümüne sebep olabiliyor. İlkokul çağındaki çocukların bile ulaşmasının bu kadar kolay olduğu bu maddelerin fiyatları da, onların kesesine uygun biçimde fiyatlandırılıyor. Kimisi ortam gereği, kimisi arkadaş çevresi, kimisi denemelik kimisi de bir kaçış için bu maddeleri “tek seferlik” niyetlerle maceralar için kullanmaya başlıyor. Hiçbiri, zamanla bu durumun devamının geleceğini, işin kendi kontrollerinden çıkacağını ve belki de hayatının kararabilme ihtimalini düşünmüyor. Yapılan araştırmalarda Türkiye’de uyuşturucu madde kullanımının ortalama 13 yaşa kadar indiği belirlenirken, ilk kullanılan maddeler arasında esrar, eroin, ecstasy ve sakinleştirici haplar bulunuyor. Yeşilay tarafından yapılan açıklama ise çok ciddi boyutlarda; Türkiye’de her yıl sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımından dolayı 350 bin kişi hayatını kaybediyor. Asıl tüyler ürpertici bir durum daha var ki, o da uyuşturucu maddeleri online alışveriş sitelerinde olduğu gibi kredi kartı ödemesiyle, yurt dışından temin ettiren internet sitelerinin mevcut olması…Türkiye’deki madde bağımlılığının bu denli korkutucu boyutlara ulaşmasına rağmen, bu konuda genç yaştaki çocukları ve onların ailelerini bilinçlendirerek hayat kurtarmaya çalışanlar da var elbet: İstanbul Emniyet Müdürlüğü.

İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Madde Kullanımıyla Mücadele Büro Amiri Dr. Ali Ünlü, madde bağımlılığını, insanın ihtiyacı olmayan maddeyi kullanması ve ilerleyen aşamada madde kullanmadan yaşayamaz hale gelmesi olarak tanımlıyor.  Madde bağımlılığını sosyal ve özellikle de gençlik problemi olarak gördüklerini belirten Dr. Ünlü şunları söylüyor;

“Madde bağımlılığı, sadece sağlık konusunda problemlere yol açmıyor. Çünkü kullanan her bireyin topluma, devlete ve ailesine karşı bir maliyeti var. Ailelere ve kendi sağlına vermiş olduğu bir takım zararlar mevcut. O nedenle de, bu durumu ciddi bir sosyal problem olarak sayıyoruz. Dünyada en çok tüketilen ve bağımlılık yapan madde sigara, sonra alkol, sonrasında doktor tarafından verilen ama reçetesiz kullanılarak suistimal edilen ilaçlardır. Bu, dünyanın hiçbir yerinde değişmediği gibi Türkiye’de de değişmiyor. İllegal maddelere baktığımızda en çok tüketilen madde esrardır. Kolay ulaşılabilir ve her yerde üretimi söz konusudur. Başka ülkelerden esrar çok nadir geliyor çünkü her ülkenin kendi esrarını yetiştirebiliyor. Öte yandan Türkiye’deki gençler arasında esrarla ilgili yanlış kanaatler söz konusu. Esrarı tehlikeli, bağımlılık yapan ve çok ciddi zararlar veren bir madde olarak algılamıyorlar. Doğal olduğunu öne sürüp, bağımlılık yapmayacağını düşünüyorlar. Bizim polis olarak yapmış olduğumuz yakalamalarda, diğer illegal maddeler içerisinde esrarın oranı yüzde 95’lerde yer alıyor.”

“HER KULLANICI POTANSİYEL BİR SATICIDIR”

Türkiye’de en çok kullanımı olan illegal madde olarak esrarı işaret eden Dr. Ünlü, diğer maddelerin ekonomik olarak belli bir kesimin maddeyi kullandığına dair net bir şey söylenemeyeceğini ifade ederek şöyle devam ediyor:

“Her maddenin daha iyi ve daha ucuz alternatifleri var. Türkiye ile ilgili eğer böyle bir benzetme yapacak olursak, bunu kokain için söyleyebiliriz. Çok uzaktan geldiği için çok pahalı oluyor ve o yüzden de maddi imkânı kısıtlı biri zor kullanıyor. Ama bağımlı kişinin onu bulabilmek için yapmayacağı şey yok. Pahalı ama rasyonel bir seçim olmaması, bağımlının o maddeyi bulmak için her türlü suçu işlemesine sebep olabiliyor. Kişinin doğrudan bu maddeleri bulunduruyor olması, satması ve bu madde için başka suçlar işlemesi bunlara örnektir. Her kullanıcı potansiyel bir satıcıdır ki biz bunu yakaladığımız suçlularda da görüyoruz. Uyuşturucu satıcılarının yarısı, aynı zamanda kullanıcı. Çünkü bir maddeye ihtiyacın var, bağımlı olduğun için çalışamıyorsun ama paraya ihtiyacın var. En kolay yol olarak, bir maddeyi alıp ikiye bölersin. Yarısını kendin için kullanır, diğer yarısını da satarsın. Her kişi kendi çevresindeki insanları bu maddeye alıştırmaya çalışıyor.”


“YILDA 700’E YAKIN KONFERANS DÜZENLİYORUZ”

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün genç yaştaki öğrencilerin bilinçlendirilmesi için tiyatro ve konferanslar düzenlediklerini söyleyen Dr. Ali Ünlü, diğer aktiviteleri şöyle anlatıyor:

“Liselerden, ailelerden, belediyelerden ya da herhangi bir yerden talep geldiği müddetçe, bizim eğitilmiş personellerimiz gidip oradaki hedef kitleye yönelik eğitim düzenliyor. İstanbul’da, yılda 700’e yakın bu tür konferanslar düzenlerken, onun haricinde de tiyatral eğitim dediğimiz bir model uyguluyoruz. Tiyatrolar için belediyelerle görüşüyoruz, belediye kendi kültür merkezini hazır hale getiriyor, servisleriyle okullara gidiyor, öğrenciyi alıp getiriyor. Kültür merkezindeki profesyonel gruplar, 45 dakika ile 1 saat arasında oyun sahneliyor. Ardından 15-20 dakika kadar bizim uzman arkadaşımız, tiyatroda temas edilemeyecek ya da eksik kalmış konuları tamamlayıcı ve soruları cevaplayacak şekilde bir eğitim veriyor. Çıkışta ise emniyetin hazırlamış olduğu kitapçıkları dağıtarak, öğrenciye ulaşmış oluyoruz. Bu şekilde yıllık 300’e yakın tiyatro sahneliyoruz. Ayrıca İstanbul’daki bütün İSMEK ve Halk Eğitim Merkezleri’ne de ‘Mavi Nokta’ ismini verdiğimiz bir broşürlük dizayn ettik. Buralarda daha çok hedef kitlemiz aileler. Çünkü ailelere ulaşmak en zor iş ve biz de ailelerin gittiği yerlere bu bilgileri koyduk ki, onlara erişimimiz daha kolay olsun. Mavi Noktalar, İstanbul’da 230 noktada bulunuyor. Adalar’dan tutun da Çatalca’ya kadar. Diğer yandan sosyal destek projeleri geliştirdik.”
“PROJELERİMİZ ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİ DE KAPSIYOR”

Dr. Ünlü, lise ve üniversitelerde uyguladıkları “Akran Projesi”ni ise şöyle anlatıyor:

“Akran projesinde 3 ilçede 5’er tane lisede bu projeyi uyguluyoruz. Bu projede, hiç madde kullanmamış, arkadaşlarına rol model olabilecek ve arkadaşlarının arasında popüler olarak kabul edilen öğrencileri rehber öğretmenlerinden tespit etmesini istiyoruz. Biz, tespit edilen bu öğrencileri alıp madde bağımlılığı konusunda eğitiyoruz. Bu eğitimlerin içerisinde sadece polisler değil, üniversite öğrencileri de var. Mesela Yıldız Teknik Üniversitesi ile bu çalışma için bir protokolümüz var. Onların öğrenci kulüpleri ile işbirliği yaparak onları belli konularda bilinçlendiriyoruz. Öncelikle o öğrencilere madde bağımlılığının ne olduğunu anlatıyoruz. Sonraki aşamada, insanların hangi durumlarda madde ile karşılaştıklarını ya da ‘evet’ demek durumunda kalırını öğreniyoruz. Son aşamada da iyi bir yaşam tarzı gençlere ne ifade eder ve nasıl iyi bir yaşam tarzı kazanılır gibi konularda onlara destek veriyoruz.  Onların gelecekten beklentilerini arttırmaya çalışıyoruz. Bu öğrencilerin amacı, yetişkinlerin erişemediği ve giremeyeceği ortamlarda herhangi bir madde ile ilgili pozitif bir şey söylendiği ve yanlış bilgi verildiği zaman, o kişilere müdahale edip, onlara doğrusunu söyleyebilmeleri. Ya da ortamda böyle bir teklifte bulunulduğu zaman, ‘hayır’ diyebilecek birinin hazır bulunması. Biz bu arkadaşlarla her 15 günde bir toplanıyoruz ve bu şekilde eğitimler veriyoruz.”

 İHABER- Merve KOYUNCU

http://ihaber.istanbul.edu.tr/yasam/genclerin-fark-edemedigi-tehlike-madde-bagimliligi-h1344.html

En başa dön