MTB (dağ) bisikleti alma rehberi

MTB dağ bisikleti

MTB (dağ) bisikleti almaya karar verdiyseniz bu aşamadan sonra piyasada ne tür MTB çeşitleri olduğunu ve sizin ihtiyaçlarınıza hangi modelin uyduğunu öğrenme zamanı gelmiştir. Bu yazıda adım adım MTB seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini okuyacaksınız. 

MTB alırken bilmeniz gereken en temel konu modellerin üç kategoriye ayrıldığıdır. Bunlar kısaca hiç amortisörü olmayan sabit kadrolu modeller, sadece ön amortisörü olan modeller ve hem önde hem de arkada amortisörü olan tam süspansiyonlu olan modellerdir. 

MTB’ler aynı zamanda 26, 27,.5 ve 29 jant olarak satılmaktadır. Her jant türündeki bisikletin artı ve eksileri vardır. 

MTB’ler yine farklı metallerle ve donanımlarla satılmaktadır. Çelik, titanyum, krom ve alüminyum kadrolar; vites sayısı ve modelleri, fren sistemleri; amortisör çeşitleri gibi fiyatı ve performansını etkileyecek birçok bilmeniz gereken özellikleri vardır. 

MTB bisikleti kadro seçimi

MTB kadrosu
MTB kadrosu

MTB alırken amortisör ve jant boyutu genel olarak ne tür bisiklet alacağınızı en çok belirleyen etmenlerdir. Bunu yanında kadro metalinin yapısı, vites sayısı ve fren sistemi gibi özellikler ise seçtiğiniz kadro türünde sonra karar verebilirsiniz.

Sabit Kadrolar

Bisiklette hiçbir amortisör yoksa bu tür MTB’lere sabit kadro diyoruz. Amortisörler olmadığı için arıza yapan parça sayısı azalmakta, bisikletin maliyeti oldukça düşmektedir. Bu tarz MTB’ler genelde piyasada çok tercih edilmiyor. Sabit ön maşanın en çok tercih edildiği MTB türü ise fat bike dedikleri iri tekerlekli bisikletlerdir. Bu tarz bisikletler genelde kum veya kar gibi yumuşak zeminlerde daha fazla tutunma imkanı sunduğu için tercih edilmektedir. Ayrıca lastikler çok geniş olduğu için amortisörün vereceği süspansiyon etkisini bu lastiklerin sağladığı söylenmektedir. 

Hardtrail

Bu kategorideki bisikletlilerin ön maşasında tek amortisör vardır. Bu amortisör ön tekere gelen darbeleri emerken arka tekerlek bütün darbeleri kadroya yansıtır. Amortisör bir maliyet olduğu için sabit kadrolardan daha pahalıdırlar ama iki amortisörlü modeller de bunlardan pahalıdır.  Birçok modelinde amortisörlerini kilitleme imkanı vardır. Maliyetlerine göre kilitleme mekanizması amortisörün hemen üstünde yani maşada veya bir kablo ile bu mekanizmayı kontrol edecek kilit gidona yerleştirilmektedir. Maşa kilitlendiği zaman bisiklet sabit maşalı modeller gibi fonksiyon gösterir. 

Birçok dağ bisikleti kullanıcısı genellikle bu tarz bisikletleri tercih ediyorlar. Arkada süspansiyon olmaması pedala uygulanan kuvvetin doğrudan tekere yansımasına yarıyor. Özellikle MTB ile uzun mesafe kat etmeyi planlayanlar için bu göz ardı edilmeyecek bir özelliktir. Ayrıca tam süspansiyonlara göre daha az parça olması arıza, bakım masrafı ile satın alma maliyetlerini düşürmektedir. 

Tam süspansiyon

Birçok modeli olmasına rağmen genel mantığı ön ve arka tekerlere gelen darbeleri emecek şekilde bisiklete amortisör takılmasıdır. Sürücü daha az darbe hissedeceği için bisikleti daha rahat kontrol edeceği, zor koşullarda daha kolay manevra yapabileceği ve daha konforlu bir sürüş elde edeceği beklenmektedir. 

Darbeleri absorbe etmenin karşılığında ise amortisörler pedala uygulanan kuvveti de yutmaktadır. Özellikle rampa çıkarken ön ve arka amortisörler kişinin daha fazla efor sarf etmesine neden olur. Bu istenmeyen özelliği kontrol etmek için ön ve arka amortisörleri kilitleme özelliğine sahip modellerin olduğunu bilmelisiniz. 

Bu tarz bisikletleri ise özellikle dağlardan iniş yapan (downhill) kişiler tercih etmektedir. İniş yaparken ön teker esnediğinde kişinin ağırlığı daha fazla ön tarafa kayacağı ve arka teker sabit kalıp darbeleri gövdeye yansıtacağı için sürücünün takla atma ihtimali yükselir. Arkadaki amortisör işte bu ağırlık dağılımını kontrol etmenize ve arka tekere inen darbelerden kaynaklanan kontrol kaybını azaltmanıza yaramaktadır. 

Ayrıca sadece downhill yapacak bisikletleri sadece arka amortisör takılarak dizayn edilmediğini de unutmamak gerekir. Çok sert darbelere dayanabilmeleri için downhill bisikletleri daha sağlam malzemelerden yapılır  ve sürücüler kazalara karşı yüzüne koruyacak şekilde tam kasklar takar. 

MTB bisikleti diğer özellikleri

Boğaz açısı ve süspansiyon 

Bisiklet alırken boğaz açısı (head-tube-angel) ve süspansiyon aralığı gibi rakamsal değerler bize bisikletin üzerinde ne tür bir sürüş pozisyonu kazandıracağı ve nasıl bir konfor sağlayacağını gösterir. Boğaz açısı ön tekerin zemine hangi açıyla temas ettiğini gösterir. Teker zemine ne kadar dik açıyla temas ediyorsa bisikleti tırmanma ve  manevra kabiliyetinin daha güçlü, açı genişledikçe bisikletin hız yaparken daha stabil kaldığı söylenir. 

Öte yandan amortisörler yay, yağ veya hava teknolojileri ile yapılmaktadır. Kontrol edilebilirliği en düşük sistem yaylı sistemlerdir, sonrasında yağlı ve havalı sistemler gelir. Kullanıcı amortisörün özelliğine göre onun sertliğini ayarlayabilir. Bunun yanında amortisörün ne kadar mesafede esneyebildiği de önemlidir. Eğer çok fazla darbe absorbe etmesini istiyorsak süspansiyonun o kadar uzun aralıklarda çalışabilmesi gerekir. Mesela en çok darbe emmesini beklediğimi downhill bisikletlerinde süspansiyon 170-200mm üzerindeki aralıklarda çalışır. 

 Ülkemizde MTB’ler satılırken trail veya cross-contry gibi çok daha fazla özellik kullanıcılara sunulmamaktadır veya anlatılmamaktadır. Eğer boğaz açısı 70 derecenin altında ise bu tarz MTBlere genel olarak trail bisiklet denilmektedir. Yarışlara katılmayı düşünmeyenlerin tercih ettiği bu tarz bisikletlerde amortisörün sağladığı süspansiyon aralığı ise 120-140mm’dir. 

Cross-country modeller’de ise boğaz açısı 70-71 derece, süspansyon aralığı ise 80-100mm aralığındadır. Bölgesel yarışlara katılanlar için bu tarz bisikletler iyi bir başlangıçtır. Gücü tekere daha iyi yansıtır ve rampaları daha iyi çıkarsınız. Bunları sağlaması için daha hafif olması gerekir. 

MTB bisikleti fren sistemi

V-Fren

Eski anan-babam usulü fren sistemi olarak bilinse de aslında çok iyi modellerinin olduğu bilinmelidir. Jantın iki yanından fren pedleri ise sıkılmak suretiyle durdurma işlevi sağlar. Diğer bisiklet modellerinde dayanıklılığı, hafifliği ve her yerde parça temininin mümkün olması gibi sebeplerle halen yaygın olarak kullanılsa da MTB’lerde eskisi gibi tercih edilmemektedir. Kaliteli de olsa pedlerin jantlara zaman içerisinde zarar vermesi, ıslak ve çamurlu zeminlerde frenleme gücünün düşmesi, frenleme yapılması için parmaklarla daha fazla güç uygulanması negatif yönleridir. 

Disk Frenler

Jant göbeklerine takılan disklerin pedlerle sıkılması suretiyle frenleme yapmaktadır.  Disk frenler sıkma mekanizmasının hidrolik ve mekanik olmasıyla ikiye ayrılmaktadır. Mekanik diskte pedler fren kolundaki kablo marifetiyle frenleme yapmaktadır. Pedlerin  ihtiyaç duyduğu kadar bir fiziksel güç uygulamak zorundasınız. Gerektiğinde tel gerginliği ile ayar yapabilirsiniz. Hidrolik diskte ise bu kablo yerine sıvı yağ kullanılmaktadır ve çok az bir güçlü çok etkili frenleme yapmaktadır. 

V-frene göre disk frenlerin artıları genellikle daha az kuvvetle daha iyi frenleme yapması, frenleme sebebiyle aşınan diskin jantı değiştirmeye göre daha düşük maliyetli olması, ıslak ve çamurlu zeminlerde işlevini yitirmemesi sayılabilir. 

Dezavantajı ise tamir etmenin daha zorluğu, pedlerin aşınıp aşınmadığını kontrol etmenin zorluğu ve v-frenlere göre parçalarının daha pahalı olmasıdır. 

MTB jant

MTB bisikleti jant boyutları

26 jant

Yakın zamana kadar bütün MTBler 26 janttı ancak günümüzde diğer jant seçenekleri kullanıcılara daha cazip gelmektedir. Daha geniş bir jant karşılaştırması yazısı okumadan bilmeniz gereken en temel konu 26 en yaygın kullanılan jant türüdür. Dünyanın her yerinde sizi yolsa koymayacak her türlü parçayı bulabileceğinizden emin olursunuz. Bunu yanında 26 jantlar daha küçük olduğu için darbelere karşı teller ve jant daha iyi direnç gösterir. Yani yük taşıyacaksanız ve bisikleti sert engellere vuracaksanız 26 jantlar bu konuda daha dayanıklıdır. 

27.5 jant

Bu boyut 29 jantlar çıktıktan sonra yaygınlaştı. 29 jantın sağlayamadığı daha iyi manevra kabiliyetini ve 26 jantın veremediği daha kolay yol alma özelliği sunduğu iddiasıyla pazarda yer buldu. 

29 jant

Bu bisikletlerin 26 janta göre daha yavaş hızlandığı ancak hızlandıktan sonra 26 janta göre zor arazi şartlarında daha iyi gittiği iddia edilmektedir. Daha uzun mesafeler kat edecekler için daha iyi bir alternatiftirler. Çünkü aynı kuvvetle büyüyen jant boyutu ile daha fazla mesafe kat edebiliyorsunuz. Öte yandan geniş jantın engellerden daha kolay geçtiği de bilinmelidir. 

Vites 

MTB bisikletlerinde 1 vitesten 30 vitese kadar geniş bir tercih aralığı var. Sürücünün ihtiyacına göre farklı konfigürasyonlar yapılmaktadır. Bu nedenle 30 iyidir, 21 kötüdür gibi bir genelleme yapmak yanlıştır.

Çok fazla detayına girmeden bilmeniz gereken temel konu ne kadar güçlü olduğunuz ve ne tür yerlerde bisiklet kullanacağınızdır. Eğer yeterince güçlü değilseniz veya sürekli dik rampalar çıkacaksanız 30 vitesli modelleri tercih edebilirsiniz çünkü size daha fazla vites geçiş aralığı sağlar. Ancak genellikle düz yerlerde bisiklet kullanacaksınız veya yeterince güçlüyseniz çok fazla vites aralığına ihtiyaç duymazsınız. 

Yakın zamana kadar ön pedala bağlı çarkta (aynakol) üç dişli modeller yaygınken yeni dönemde tek dişli aynakol ve 9-10-11 li rubleli modeller giderek yaygınlaşmaktadır. Daha az parça hem maliyetleri hem de bisikletin ağırlığını düşürüyor. Ayrıca tek aktarıcı olduğu için bakımı daha kolay oluyor.  Tek aktarıcıyla eski versiyonların üretebildiği bütün vites aralıklarına sahip olabiliyorsunuz. 

Vites sayısı ve hangi türünü kullandığınız ilk başta çok önemli değildir. Zamanla ihtiyacınıza göre istediğiniz şekilde bir konfigürasyon sağlayabilirsiniz. 

Kadro metali

Şu an MTBlerde kullanılan en yaygın madde alüminyumdur. Alüminyum hafifliği, maliyeti ve dayanıklılığı ile bisiklet sektörüne iyi bir alternatiftir. Üretici firmalar kullandığı teknolojiye göre alüminyumun sağlamlığını ve hafifliğini değiştirebiliyorlar ve bu da doğrudan maliyetlere yansıyor. Mesela üç kez preslenmiş alüminyum kadro iki kez preslenene göre daha hafiftir. Bunun gibi alüminyumun 6061 veya 7005 olması, T4 veya T-6 ile ısıl işleme tabi tutulması gibi birçok özellik firmaların sunduğu hizmet çeşitliliğidir. Her birinin eksileri ve artıları vardır. 

Titanyum ve krom metalleri çok daha hafif ve pahalı olduğu için bu tarz bisikletler de çok pahalıdır. Ayrıca sadece gövdenin değil, diğer parçaların da bu metalden yapılması toplamda kiloyu düşüreceği için maliyetler parça başına artmaktadır.Çeliksağlam ve daha stabil bir sürüş konforu sağlamasına rağmen ağır olduğu için MTBlerde çok fazla tercih edilmemektedir. 

Bu kadroların yine kendi içinde farklı modelleri de bulunmaktadır. Bazı modellerinde kablolar gövdenin içinden geçer. Bu kabloların ve tellerin paslanmasını ve aşınmasını engeller. Daha az bakım masrafı çıkartır ve görsel olarak daha hoş gözükebilir. 

Firmalar kendi modelleri arasında bile bağlantı noktaları çeşitliği sunabilir. MTBlerde bagaj, çamurluk, suluk bağlantı noktalarının varlığı ve sayısı birçoğumuz için önemlidir. Bu tarz bağlantılara ihtiyaçlarınız varsa, aldığınız bisiklette olup olmadığına muhakkak dikkat edin. 

Bisiklet kadrosunun sizin boyunuza uygunluğu çok önemlidir. Santimlerin bisiklet üzerinde ne kadar belirleyici olduğunu zamanla daha iyi öğreneceksiniz. Boyunuza uygun bisiklet almazsanız vücudunuzun farklı noktalarında sürekli ağrı hissedersiniz. Gidon ve sele ile bazı ayarları kontrol edebilirsiniz ancak yanlış kadro seçiminde hala kontrol edemeyeceğiniz ayarların olduğunu bilin. Özellikle mağazalardan alırken ellerinde sizin boyunuza uygun modelleri yoksa sele ve gidon ayarları ile sizi ikna etmeye çalışabilirler. Bu konuda dikkatli olmalısınız.

 Bisiklet alırken mümkün mertebe fiziksel olarak onu görmeniz, deneme yapmanız gerekir. İnternetten alacak daha olsanız aynı modelin aynı boyunu yerel mağazalardan veya kullananlardan test etmeye çalışın. Birçok firma bisiklet kadrolarını S-M-L olarak 3 boyda üretiyor ancak bazı firmalar inch bazında kullanıcılara daha çok seçenek sunuyor. Boyunuza en uygun modeli bulduğunuzdan emin olmadan bisikletinizi almayın. 

Sonuç

MTB bisikletler görüldüğü gibi özelliklerine göre çeşitlilik göstermektedir. Siz ilk MTB’nizi alırken fiziksel özelliklerinizi, ne tür ortamlarda kullanacağınızı ve en önemlisi ne kadar bütçeniz olduğu hesap ederek tercihte bulunacaksınız. MTBler 300-400$ aralığından başlayıp binlerce dolar üzerine çıkabiliyor ve fiyatlarını belirleyen unsur ise yukarıda saydığımız bileşenlerdir. En iyisi değil, ihtiyaçlarınıza en iyi cevap seçim, en doğru seçim olur. 

En başa dön