Sanal arkadaş tanima

İnternet artık hayatın bir parçası.. Bunu yadsımak ya da yok saymaya çalışmak anlamsız. Alışverişten tutun da sevgili bulmaya kadar hayatımızın her alanına girmiş vaziyette.

İnternet ya da sanal ortamda bir insanı nasıl tanıyoruz?

Reel hayatta tanıştığımız insanları değerlendirirken 5 duyu organımızı birden kullanıyoruz..Görünüşüne bakıyoruz, sesini duyuyoruz, kokusunu alıyoruz, dokunuyoruz.. Bütün bu duyu organlarımızla topladığımız veriler beyinde kendi dünya haritamıza göre değerlendirilip bize his olarak geri dönüyor..Biz de bu son karara göre hoşlandık ya da hoşlanmadık diyoruz..

Sanal ortamda ise insanları sadece yazdıkları ile değerlendirmeye çalışıyoruz. Beyne giden veri sayısı çok az. Tek kanaldan aldığımız verilerle hissetmeye çalışıyoruz. Tabi kanal tek olunca bütün dikkat oraya veriliyor. Eskilerin TRT si gibi.. Alternatifi olmadığı için herkes onu izlerdi mecburen..

Karşımızdaki kişiyi yazdıklarına göre değerlendiriyoruz dedik. Resim olsa bile ne kadar güvenilir olduğu şüpheli, ya başkasının resmini koymuşsa.. Her neyse, bu durumda yazılanlar azami derecede önem kazanıyor. Kolay mı oradan karakter tahlili yapacağız.

Yazıdan bir kişiyi anlamak için birkaç yol var..Ya yazdığı konulara ve fikirlerine bakarak değerlendiririz ya da bu fikirleri beyan ederken seçmiş olduğu kelimelere.. Bir düşünceyi ifade ederken kullanmış olduğu kelimeler, o kişinin hayatı nasıl algıladığının da göstergesi sayılır.

NLP de temsil sistemleri vardır. İnsanlar ağırlıklı olarak kullandıkları duyu organına göre görsel, işitsel ve dokunsal olarak 3’e ayrılırlar.Kısaca; görseller görerek daha iyi algılar, işitseller duyarak, dokunsallar ise dokunarak.. Yazı yazarken insanlar anlatacakları konuyu kendi ağırlıklı temsil sistemine göre anlatırlar. Kullandıkları kelimeler o temsil sistemini çağrıştıran kelimelerdir. Dokunsallar hislerine ağırlık verdiği için daha çok hissetmek, kavramak, baskı vs gibi kelimeler kullanır, İşitseller ahenk, ritim vs gibi, görseller ise; görmek, bakmak gibi kelimeler kullanırlar..Bunları bilinçli olarak ayırt edemeyiz ama bilinçaltımız bu farkı anlar. Kendi temsil sistemimize yakın olanları kendimize daha yakın hissederiz.. Fikirlerini bizim ağırlıklı kullandığız duyu organımıza göre anlatıyordur. Birden kendimizi o yazıyı yazan kişiye daha yakın hissederiz. Aynı frekansta olduğumuzu düşünürüz.( İşitselim)

İnternette yazışırken insanların birbirine yakınlık hissetmelerinin en önemli sebebi kullandığı kelimelerdir ilk etapta. Daha sonraları ise sohbet ederken verilen cevaplar, cevap verme süresi, anlattığınız konuları anlama şekli gelir.

Aynı şey MB için de geçerli tabi ki. Binlerce yazarın içinden bazılarını beğeniyor ve kendimize yakın hissediyor, bazılarını ise hiç tanımadığımız halde anlaşamayacağımızı düşünüyoruz.. Bu sadece yazılan konulardan değil, nasıl ve hangi kelimelerle yazılmış olduğundan kaynaklanıyor…

Nazmiye Tan

En başa dön