Yürüttüğümüz bir proje kapsamında çocuğu madde kullanmaktan yakalanan aileleri ziyaret ettik. Her ne kadar projenin asıl amacı bu süreçte ailelere destek vermek ve bu kötü durumdan çocuklarını nasıl kurtaracakları konusunda bilgilendirmek olsa da ailelerin bu süreçte yaptıkları birçok yanlışı da görmüş olduk.
Tespit ettiğimiz en büyük yanlış tutum çocuklara bir anda yapılan aşırı baskı. Çocuğunun madde kullandığını öğrenen birçok ailenin verdiği ilk tepki hemen bir yasaklar listesi hazırlamak; dışarı çıkmayacaksın, arkadaşlarınla artık görüşmeyeceksin, telefon numaranı değiştireceksin gibi. Madde kullanmaya götüren süreçte aile ile gençler arasında bir mesafe oluşmaktadır. Bu süreçte gençler aileleri ile daha az görüşürken zamanlarının büyük kısmını madde kullanan arkadaşlarıyla geçirmektedir. Onların arasında oluşan grup normları zamanla pekişmekte ve özellikle her türlü otoriteye başkaldırma kültürü gelişmektedir. Ana kuzusu, süt çocuğu olmak ile itham edilerek madde kullanmayanların aşağılandığı bir kültürde anne babasının dizinin dibinde durmak o süreçteki bir genç için katlanılması en zor cezadır. Arkadaşlarını anne ve babasından daha değerli hissettiği bir dönemde gençler eğer bir dünyada yaşamayı tercih edecekse bu arkadaşlarının yanı olacaktır. Baskılar artınca maalesef birçok genç hemen evi terk etmektedir.



