Madde kullanımını önlemeye yönelik çalışma yapmak diğer sosyal sorumluluk projelerinden farklıdır. Madde kullanımının çok boyutlu bir problem olması, her maddenin farklı etki göstermesi, karakteristik özelliklerinin belirleyici olması gibi bir dizi etmenden dolayı projeler bazen fayda sağlamak isterken zarar da doğurabilir. Bu yazıda kısaca iyi bir önleme projesi oluştururken nelere dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekeceğim.

1) Hedef kitlenin tespiti: Madde bağımlılığı veya kullanımı ile ilgili proje yaparken birçok kişi ve kurum hedef kitle tespitinde tereddütler yaşamaktadır. Bu alanda üç temel hedef kitle vardır, a) hiç kullanmamışlar, b) bir şekilde kullanmışlar ama halen bağımlı olmayanlar ve son olarak bağımlı kişilerdir. Teknik olarak Birinci, İkincil ve Üçüncül önleme faaliyetleri olarak adlandırılan çalışmalar projeyi uygulayacak ekibin uzmanlığına, zamana ve maddi imkana göre değişir.

Read the rest of this entry »

Madde bağımlısı olmak kolay ama kurtulması zordur. Bağımlılık 1960’lara kadar ahlaki bir sorun olarak görüldüğü için gelişmiş ülkelerde bile tıbbi yöntemlerle tedavisine öncelik verilmiyordu. Kullananlar ya suç işliyor denip hapishanelere gönderiliyor ve cezalandırılıyor ya da ruhsal bir sorun olarak görülüp Ruh ve Sinir hastalıkları bölümlerine sevk ediliyordu. Ancak günümüzde yaygın bir sorun olması sebebiyle tedavinin içeriği ve süresi değişmekte ve kişilere farklı seçenekler sunulmaktadır.

Bağımlılık tedavisi genel olarak üç basamaktan oluşur. İlk defa bu tür bir problemle karşılaşanların anlayacağı şekilde bu aşamaları özetlemeye çalışacağım. Birincil tedavide (primary care) genel olarak bağımlının madde ile fiziksel bağının kesilmesi amaçlanır. İlk önce arındırma tedavisine başvurulur. Madde bıraktırıldığı için yoksunluktan dolayı çektiği sıkıntılar hafifletilmeye çalışılır. Ağrılarını dindirmek ve bağımlılık yapan maddenin beyin üzerindeki baskısını/etkisini ortadan kaldırmaya yönelik tıbbi ilaçlar verilir. Maddeden maddeye değişmekle birlikte bu süreç ortalama iki hafta sürer. Genellikle ülkemizde tedavinin bu aşaması standart olarak bütün servis sağlayıcılarda sunulmaktadır.

Read the rest of this entry »

Madde bağımlılığının çok yıkıcı bir problem olduğunu biliriz. Bağımlıların ve ailelerinin dramlarını gazetelerin üçüncü sayfalarından, televizyon haberlerinden ya da sosyal medyadan çok defa takip etmişizdir. Ancak bir bağımlının, ailesinin ve diğer sevdiklerinin acılarını bu haberler asla tarif edemez. Bağımlılık, mücadele etmesi zor bir hastalıktır. Ülkemizdeki uzman ve alt yapı eksikliğinden dolayı herkes beklediği oranda destek alamamaktadır. Bu yazı bağımlılara yada yakını olanlara yol göstermek için hazırlanmıştır. Bu yolda karşılaşacakları hayal kırıklıklarına, zorluklara ve kat etmeleri gereken mesafeye dikkat çekmeyi amaçlamıştır. Umulur ki insanlar ne ile karşılaşacaklarını bilsinler ve ona göre hazırlık yapsınlar.

Read the rest of this entry »

Suçlarla ilgili kanuni düzenlemelerin nihai gayesi suçtan caydırmaktır. İnsanoğlu suçtan elde edeceği kazanç ile yakalandığında göreceği zarar arasında mukayese yapar. Eğer göreceği zarar elde edeceği kardan fazla ise suç işlemekten vaz geçeceği düşünülür. Bugünlerde tartışılan uyuşturucu satıcılarının terör suçlusu gibi yargılanması da bu görüşün bir yansımasıdır. Ancak önerilen çözüm hem gerçeklikten uzak hem de madde kullanımı gibi rasyonel olmayan sosyal bir problemle mücadele etmek için yetersizdir.
Öncelikle cezaların caydırıcı olması için sadece ceza oranlarının yükseltilmesi yeterli değildir. Mesela kamuoyunda bonzai kullanımını önlemek için bu düzenlemenin yapıldığı iddia edilmektedir. Halen ülkemizde bu tür maddelerin satışını yapmak en az 5 yıl hapis cezasını gerektirmektedir. Eğer satışı yapılan maddeler eroin ve kokain gibi maddelerse – ki bonzai bunları arasına katılabilir – ceza yarı oranında arttırılır. Yine eğer bu eylem bir grup tarafından (organize suç örgütleri) yapılırsa yine ceza yarı oranında arttırılır. Eğer bu maddelerin ithalat ve ihracatı söz konusuysa – ki bonzainin ham maddesi yurt dışından ithal edilir – yine ceza yarı oranında arttırılır. Yani mevcut yasal durumda eğer kolluk iyi çalışır ve güçlü deliller toplarsa bonzai satan örgüt üyelerinin 15 yıla yakın ceza almalarını sağlayabilir. Bu kadar süre cezaevinde kalacak olmak yeterince caydırıcıdır.

Read the rest of this entry »

Bonzai kullanımının arttığı ve ne tür yıkıcı sonuçlar doğurduğunu bu günlerde medya aracılığıyla sıklıkla duyuyoruz. Okullarında açılmasıyla birlikte herkes kaygılı ancak bu büyük tehlikeyi bertaraf edecek tatmin edici çözümler duyamıyoruz. Problemin doğru teşhisine katkı sunmak adına kısaca bonzai kullanımının neden arttığını tahlil etmeye çalışacağım.

Bonzai kullanımı bu yıla ait bir sorun değildi. İki yıl önce sokaklarda hızla yayılmaya başladı. İlk piyasaya çıktığında 3gr’lık bir paket 250 TL idi. Maddeye erişim hem ekonomik hem de fiziksel olarak zordu. Her satıcıda bulunmayan bonzaiye şu an her yerden rahatlıkla erişilebiliyor ve fiyatı 50 TL’ye kadar düştü (böyle giderse düşmeye de devam edecektir). Gençler bir paketi alıp 10 parçaya bölüyor ve her birini sigaraya karıştırarak içiyor. Her bir küçük parça ayrı ayrı da satılabiliyor. Şu an piyasada en ucuz bağımlılık yapan illegal madde bonzaidir. Bunun sebebi ise çok büyük miktarda devam eden arzdır. Kolluk son 2-3 yıllık süreçte 4-5 laboratuvar dışında arzı engelleyecek operasyonlar yapamamıştır. Oysa bonzai en hızlı ve kolay çoğaltılabilecek bir maddedir. Genellikle Çin’den getirilen ham madde ülke içinde farklı katkı maddeleriyle (bir çoğunun ne olduğu bile belli değil) uzmanlığa ihtiyaç duymadan çoğaltılmaktadır. 1 kg ham madde ile yaklaşık 200.000 paket üretmek mümkündür.

Read the rest of this entry »

Yeni eğitim ve öğretim yılı başlarken, Emniyet, Milli Eğitim ve sivil toplum kuruluşları, uyuşturucu ve madde bağımlılığına karşı seferberlik başlattı. Gençleri korumak için ‘Gençlere El Kitabı’ hazırlayan uzmanlar, bağımlılığa karşı en büyük adımın ‘hayır!’ diyebilmek olduğunu belirtti.

“Okuduğum lisede en yakın arkadaşım madde bağımlısıydı. Ben de kullanabilirdim. Daha sonra ‘Bir kereden bir şey olmaz! Ben bağımlı olmam’ diye düşündüm. ‘İstersem bırakırım’ demeye başladım. Kendimi kontrol edebileceğimi düşündüm ama çok yanıldım. Daha sonra bırakmak istedim ama bırakamadım. ‘Bıraktım, bir daha başlamam’ diyor insan ancak bu meret bırakılmaz ki!” Bu sözler, Madde Bağımlılığı Önleme Şubesi’ne gidip uyuşturucuyu bırakmak istediğini söyleyen A.D.’ye ait. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü Madde Bağımlılığını Önleme ve İzleme Büro Amiri Dr. Ali Ünlü ve Uzman Psikolojik Danışman Uğur Evcin “Gençlere El Kitabı” adlı kitapçık hazırladı. Kitapçıkta alkol, sigara, uyuşturucu türlerinin gençleri nasıl cezbettiği ve gençlerin, ailelerinin, eğitimcilerin nasıl tedbirler alacağı sıralandı. Kitapçığın İstanbul’daki tüm okullara dağıtılacağı kaydedildi. Kitapta gençleri tuzağa düşüren yöntemler ise arkadaş çevresi, okul çevresi gibi yeni ortamlar olarak belirtiliyor.

Read the rest of this entry »

Emniyet çocuğunun madde kullandığından şüphe duyan aileler için kitap hazırladı. Ailelere “Çocuğunuzu kucaklayıp koklayın”, “Giydiği tişörtlerdeki kusmuk izlerine bakın”, “Tütsü ve parfüm alışkanlığına dikkat edin”, “Ödevlerini birlikte yapın” uyarılarında bulunuldu.

İstanbul Narkotik Şubesi Madde Kullanımı ve Mücadele Büro Amiri Dr. Ali Ünlü ile psikolojik danışman Komiser Uğur Evcin, ücretsiz dağıtılan üç ayrı kitap hazırlayarak aileleri ‘uyuşturucu tehlikesine’ karşı uyardı. “Onu Yalnız Bırakma, Eyvah Çocuğum Madde Kullanıyor!” adlı kitapta ailelere şu tüyolar verildi:

Read the rest of this entry »